mahice.com/ Interaktif güzel sözler siteniz

Serüvene koşmak için, trenler bekliyorsan,
Güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için,
beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,
Ve

Yarına inanmak için günbatımına,
İyi kalpli görünmek için zayıflığa,
Güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa;
Demek ki, Hiçbir şey anlamadın!!!

Jacques BREL 

bir yazı..

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

–Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş.. 

İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş… Demiş ki:

–Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş… Şöyle demiş:

–Ve bu ateş yakıcı bir şey!

Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.

ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “poff !” diye ortadan kayboluvermiş…

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş… Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!…
Küçük İstavritin Öyküsü

Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp
Hızla atıldı çapariye,
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya.

Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü,
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu.

Dudağı yanıklar denir, şanslıdır onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar,
Ne çare balıkçının parmakları
Hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu.

Koca denizlere sığmazdı yüreği,
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanıvermiş dostlarına
Değiyordu minik yüreği.

İnsanlar gelip geçtiler önünden,
Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine,
Yavaşça karardı dünya,
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu.

İşte tam o sırada eğilip aldım onu,
Yürüdüm deniz kenarına,
Bir öpücük kondurdum başına,
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına.

Bir an öylece bakakaldı
Sonra sevinçle dibe daldı,
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak.

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye,
Bir gün dedim bulursam kendimi,
Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz,
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye.
Okyun ve biraz düşünün.? evt sen bu yazıyı okuyan

VN:F [1.8.4_1055]
Rating: 5.6/10 (10 votes cast)
VN:F [1.8.4_1055]
Rating: +3 (from 3 votes)
Hayatın Anlamına Dair yazılar5.61010